OZON TEDAVİSİ NEDİR?

Ozon tedavisi güvenli, etkili ve bilimsel bir tıbbi uygulamadır. Ozon tedavisi hakkında bilinmesi gereken en önemli özellik, hastaya ve hastalığa özel olarak vücuda farklı yollarla verilebilmesidir.

Belirli bir miktarda ozon/oksijen karışımının vücut boşluklarına veya dolaşım sistemine verilmesi ile yapılan iyileştirici tedaviler ozon tedavisi dolarak isimlendirilmektedir.

Ozon, üç oksijen atomundan oluşan renksiz, keskin kokulu ve doğal bir gazdır. Ozon gazı, tıpta hastalıkların tedavisinde 100 yıldan fazla zamandır kullanılmaktadır. Oldukça eski bir tedavi yöntemi olmakla birlikte her geçen gün yararlı etkilerinin sayısı ve kullanımı artmaktadır.

Özellikle 2020 yılında bağışıklık sistemine olan katkısı ve virüslere karşı koruma sağlamasından dolayı hastalar tarafından tercih edilmektedir.

Son dönemde salgın hastalıklardan korunmak için bağışıklık sisteminin güçlü olması gerektiği ile ilgili birçok araştırmaya ortaya konmuştur. Bağışıklık sisteminizi güçlü tutmak için;

  • egzersiz yapabilir,
  • vitamin ve mineral desteği alabilir,
  • sigara ve alkolden uzak durabilir,
  • bolca meyve ve sebze tükebilir,
  • aşırı kilo almaktan sakınabilir,
  • Myers kokteyli alabilir,
  • ve ozon tedavisi olabilirsiniz.

OZON TEDAVİSİ VÜCUDU NASIL ETKİLER?

Ozon tedavisi beyaz kan hücrelerinin oluşumunu ve fonksiyonun artırır. Bağışıklık sistemini güçlendirir ve enfeksiyonlara karşı direnci artırır. Detoks edici özelliği sayesinde vücutta bulunan kimyasal maddelerin temizlenmesini sağlar. İlaçlara olan bağımlılığı azaltır.

Ozon terapi; torbalama yöntemi, kan yolu ile verilme, eklem için uygulaması ve rektal olarak uygulanması olarak 4 temel yöntemi bulunmaktadır.

  • Hücre ve dokulara giden kan miktarını artırır.
  • Damarları yeniler ve tansiyonun düzenlenmesine yardımcı olur
  • Eklem ağrılarının tedavisine kullanılır.
  • Kas rahatsızlıklarını iyileştirir
  • Bağışıklık sistemini güçlendirir.

Ozon tedavisi bağışıklık sistemini güçlendirir, metabolizmayı hızlandırır, güçlü bir antimikrobiyal etkisi gösterir ve vücudun oksijen kapasitesini artırır.

OZON TERAPİ HEPATİTTE KULLANILABİLİR Mİ?

Hepatitlerin tedavisinde ozon tedavisi kullanılabilir. Ozon tedavisinin hepatitte tedavi edici etkisi hem virüs üzerindeki doğrudan etkisi hem de dolaylı olarak immünmodülatör etkisi ile oluşur. Ozon, her türlü viral hepatitte ve özellikle de bu hepatitlerin kronik formlarının tedavisinde etkilidir.

OZONUN VİRÜSLER ÜZERİNE ETKİSİ NASILDIR?

Ozon, virüs zarının polipeptit zincirlerini etkiler ve bu nedenle virüs hedef hücrelere (hepatositlere) bağlı kalamaz. Ayrıca virüs proteinlerinin sentezinde yer alan ters transkriptaz enziminin aktivitesini değiştirir ve böylece virüsün üreme döngüsü bozulur. Zarflı virüsler, ozonla kolayca reaksiyona giren daha fazla lipit içerdiğinden ozona karşı daha duyarlıdır.

Bronşiyal Astım Tedavisinde Ozon Kullanımı

Aldığımız her nefeste dışarıdan ihtiyacımız olan oksijeni alırız. Nefesle aldığımız oksijen kana geçer ve kan yoluyla vücudumuzun tüm hücrelerine dağıtılır. Ancak bazı insanlarda vücut hücrelerine giden oksijen miktarında azalma olabilir. Hava kirliliğine uzun süreli maruz kalma, uzun süreli sigara kullanımı, yetersiz egzersiz ve hareketsiz yaşam, stres, uygun olmayan gıdalar, kalp damar ve akciğer hastalıkları gibi durumlar bu durumlara örnek olarak verilebilir.

KOAH, Astım ve Amfizem gibi solunum yolu hastalıklarında da dokulara giden oksijen ile ilgili sorunlar yaşanmaktadır. Böyle hastalıkların tedavisinde kullanılan ozon, oluşan oksidatif strese uyumu sağlamaktadır.

Bronşiyal Astım Tedavisinde Temel Sorunlar Nelerdir?

• Enfeksiyonların kontrol edilmesi

• Bağışıklık sistemin güçlendirilmesi,

• Bronşların obstrüksiyonunun çözülmesi

• Alerjik reaksiyonlar ve oksijen azlığı ile mücadele edilmesi

Astım hastalığında hastalarda nefes alıp verme zorluğu oluşur. Bu durumda hastanın kanında oksijen oranı düşer ve karbondioksit oranı ise artar. Ozon tedavisi uygulanan tüm insanlarda olduğu gibi astım hastalarında da enfeksiyon etkenlerini giderir ve bağışıklık sistemini güçlendir. Ayrıca ozon tedavisi ile kanda artan oksijen oranı nedeniyle vücudun kendini tedavi etme mekanizması tetiklenir.

Ozonun damar açıcı (vazodilatator) etkisi vardır. Bu etkisi ile astım hastalarının rahatlamasına neden olur. Kanın artan oksijen taşıma kapasitesi sonucu dokulardaki oksijen azlığı (hipoksi) sorununu giderir.

Ozonun tedavisinin akciğerlerdeki bronşlar üzerindeki olumlu etkisi bulunur. Burada yaptığı etki ile düz kaslar gevşer ve bronş spazmı çözülür. Oluşan bu durumda da solunum rahatlar.

OZON TERAPİ BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİ NASIL AKTİVE EDER?

Ozon ile hem hücresel hem de humoral bağışıklık sistemi aktive olur. Ozon, endojen organizmanın viral enfeksiyona karşı savunmasının en önemli faktörlerinden biri olan humoral bağışıklıktan sorumlu öldürücü (Killer-K) hücrelerin sentezinde bir artışla sonuçlanan sitokinlerin (özellikle de interferon) oluşumunda bir artışa neden olur. B-lenfositlerin işlevini düzenleyen T-yardımcı hücreler üzerine etki ile de immünoglobulinler üretilir.

OZON TEDAVİSİNİN MİKRONEKROZ VE MİKRO TROMBOZLAR ÜZERİNE ETKİSİ NASILDIR?

Ozon, trombosit agregasyonunda bir azalmaya, fibrinolitik aktivitede bir artışa ve ikincil reaktif inflamasyonun gelişmesini önleyen kanın hipoagülasyonuna neden olan hemostaz üzerinde olumlu bir etki yapar. Bu etki ile Mikronekroz ve mikro tromboz oluşumlarının düzelmesine yardımcı olur.

OZON TERAPİSİNİN MİKROSİRKÜLASYON ÜZERİNE ETKİSİ NASILDIR?

Aktif oksijen, eritrositlerin esnekliğini arttırır, böylece oksijen taşıma işlevlerini ve buna bağlı olarak dokuların mikrosirkülasyonunu ve oksijenlenmesini geliştirir.

OZON TEDAVİSİNİN ALKOL KAYNAKLI HEPATİTTE ETKİSİ NASILDIR?

Alkol kaynaklı hepatitte, ozon tarafından indüklenen peroksitlerin oluşumu, lipit peroksidasyon işlemleri aktive edildiğinde hepatositte savunucu bir rol oynayan glutatyon sisteminin antioksidan detoksikasyon mekanizmasını başlatır.

Önerilen ozon tedavisi yöntemleri;

Tedavi sonrasında biyokimyasal ve immünolojik kan değerleri çoğu vakada normale döner. Hepatit tedavisinde ozon, tamamlayıcı bir yöntem olarak kullanılabilir.

OZON TEDAVİSİ UYGULAMALARINDA SONUÇ ALMA

Ozon tedavisi uygulanan hasta ilk seans ile birlikte ağrılarında azalma hisseder. Fakat ilk uygulamanın etkisi sınırlıdır. Genel olarak 8-10 seans sonunda tam olarak etkilerini göstermektedir.

Düzenli aralıklarla uygulanması ile hasta kendini daha enerjik ve canlı hisseder. Etkisi kalıcıdır; fakat yaşa ve hastalığa göre bu durumda biraz değişmeler gözlemlenebilir.

OZON TEDAVİSİ ETKİLERİ

  1. Ozon, güçlü bir antimikrobiyaldir.
  2. Bağışıklık sistemini düzenler. Bağışıklık sisteminin dengeli ve sağlıklı çalışması sağlanır.
  3. Vücutta metabolizmayı hızlandırır.
  4. Dolaşım sistemi bozukluklarının düzeltir.
  5. Genel anlamda vücudun oksijen kapasitesini artırır. Tüm dokuların ve hücrelerin görevini daha iyi yapmasını sağlar.
  6. Vücudun kendini iyileştirme mekanizmalarını aktive eder.

OZON TEDAVİSİNİN YARARLARI

  • Hücre ve dokulara giden kan miktarını artırır
  • Damarları yeniler ve tansiyonun düzenlenmesine yardımcı olur
  • Eklem ağrılarının tedavisine etkilidir
  • Kas rahatsızlıklarını iyileştirir
  • Bağışıklık sistemini güçlendirir
  • Deri kan dolaşımını arttırarak cilt yenilenmesini sağlar.
  • Hormon ve enzim üretimini normale döndürür.
  • Beyin fonksiyonlarını iyileştirerek, hafızayı kuvvetlendirir.
  • Stres hormonu olarak adlandırılan Adrenalini okside ederek depresyon gerginliğini gidermeye yardımcı olur.
  • Kan ve lenf sistemini temizler.
  • Kaslarda biriken toksinin giderilmesini sağlayarak kasların esnekliğini arttırır.
  • Kronik yorgunlukları giderir.
  • Konsantrasyon bozukluklarını düzenler.
  • Cinsel istek ve performansı arttırıcı etkisi vardır.

OZON TEDAVİSİNİN KULLANILDIĞI HASTALIKLAR

  • Diabetes mellitus (şeker hastalığı)
  • Fibromiyalji
  • Romatoid artrit
  • Alerjik hastalıklar
  • Dolaşım bozuklukları
  • Gut hastalığı
  • Sinir Sistem Hastalıkları: Alzheimer, parkinson, demans
  • Akciğer hastalıkları: Amfizem, KOAH, akut respiratuar stres
  • Göz hastalıkları: Retinitis pigmentosa, katarakt, glokom, yaşa bağlı maküler dejenerasyon
  • Damar hastalıkları: Hipertansiyon, venöz yetmezlik, periferal arteriyel hastalık, venöz staz
  • Viral hastalıklar: Herpes simplex, herpes zoster, AIDS, hepatit A, B, C, human papilloma virus
  • Serebral palsi
  • Kronik yorgunluk sendromu
  • Sistemik Lupus Eritematozus
  • Crohn hastalığı
  • Enflamatuar bağırsak hastalığı
  • Avasküler nekroz (AVN)
  • İyileşmeyen kronik yaralar
  • Diyabetik ayak yaraları
  • Kanser tedavisinde tamamlayıcı tedavi olarak kullanılmaktadır.

Ozon tedavisi insan vücudunun “antioksidan” ve “antiinflamatuar” potansiyellerini artırır. Bu durum da vücudu hastalıklar karşısında güçlendirir.

OZON TEDAVİSİ İLE KANSER

Ozonun kanserde etkili olduğu fikri 1900’lu yılların başında ortaya çıkmıştır. Günümüzde ozon tedavisinin kanserde etkili olduğunu iddia edenler esas olarak, Dr. Otto Warburg’un kansere ilişkin teorileri yer almaktadır.

Solunum enzimleri üzerindeki araştırmaları nedeniyle 1931 yılında Nobel Ödülüne layık görülen Dr. Otto Warburg kanser hücrelerinin solunum hızının diğer hücrelerden daha düşük olduğunu bulmuştur.

Kanser hücrelerinin düşük oksijenli ortamlarda büyüdüğü ve dolayısıyla oksijen düzeyinin artırılmasının bu hücreleri öldürebileceğini iddia etmiştir. Ancak teknik ilerlemeler, ortamda daha fazla oksijen olsa bile bu durumun, kanser hücrelerinin yok olmasına neden olmadığını gösterilmiştir.

Yapılan bazı çalışmalarda; oksijen tedavisinin radyoterapi ve kemoterapiyle birlikte uygulamasının yararlı olup olmadığı araştırılmıştır.

Ozon tedavisinin etki mekanizması göz önüne alındığında, kemoterapi ve radyoterapi gören hastalara ozon uygulamasının hasta yararına sonuçlar doğuracağı açıktır.

Ozon tedavisi immun sistemi destekleyerek insan vücudunun kanser hücreleri ile savaşma kapasitesini artırır. Yine ozon tedavisi, dokuların kanlanmasını ve dolaşımını düzenleyerek kemoterapi ve radyoterapinin etkinliğini artırır. Çünkü kemoterapi ve radyoterapinin etkili olabilmesi için kanser dokusunun iyi düzeyde kanlanması gerekmektedir.

Diğer taraftan kemoterapi ve radyoterapiden kaynaklanan yan etkilerin (yorgunluk, bitkinlik, saç dökülmesi, karaciğer hasarı, radyoterapiden kaynaklanan yara ve cilt yanıkları vb.) azalmasına destek olur.

Bu destekleyici tedavinin bilinen ciddi bir yan etkisinin olmaması, kanser tedavisine ek yük getirmemesi ve pek çok hastanın yaşam konforunu ve tedavi etkinliğini artırması ümit vericidir.

Hastalara tek başına ozon tedavisini değil, uygulanan kemoterapi ve radyoterapi kürleri ile birlikte bu tedavi uygulanmalıdır.

OZON TEDAVİSİ VE ŞEKER HASTALIĞI

Ozon tedavisi şeker hastalığı tedavisinde diğer tedavilerle kombine olarak kullanılabilir. Şeker hastalığının yan etkilerinin giderilmesinde ozon tedavisi etkili bir yöntemdir. Majör ozon uygulaması yaptıran şeker hastaları şekerin yan etkilerinden korunur.

Kan şekeri, ozonun etkisiyle vücutta bulunan doku ve hücrelere daha kolay girmektedir. Bu etkisi ile tip 2 şeker hastalarının en önemli sorunu olan kan şekeri yüksekliğinin tedavisinde yardımcı olur.

Ozon tedavisi uygulanan hastaların kan şeker düzeyleri dikkatle takip edilmelidir. Çünkü ozon tedavisi sonrasında kan şeker düzeyi düşebilir. Ozon tedavisi ile şeker hastalarının tedavide ihtiyacı olan ilaç dozları da azalmaktadır. Tedavi sonrası takip edilen kan şeker düzeyine göre şeker ilaçları tekrar düzenlenmelidir.

Ozon tedavisi sonrasında kan şekerinin düzene girmesi ile birlikte hastaların genel durumu da düzelir. Bağışıklık sisteminin güçlenmesi ile şeker hastalarının korkulu rüyası olan mikrobik hastalıklara yakalanma riski de azalır.

OZON TEDAVİSİ VE FİBROMİYALJİ

Ozon tedavisi ile dokuların ve organların oksijen ihtiyaçlarının daha iyi karşılanmaktadır. Bu etkiden kronik yorgunluğu olan bireyler de faydalanırlar. Ozon tedavisi hem ağrılı bölgelerin kanlanmasını düzenler hem de kırmızı kan hücrelerin bu bölgelere daha çok oksijen bırakmasını sağlar.

Oksijensizlik ve kanlanma sorunu çözüldüğünde ağrıya neden olan iltihapsız yangı ortadan kalkmaktadır. Sonuçta hastaların ağrı kesici ve anti-inflamatuar ilaç kullanım sıklığı da azalır.

OZON TEDAVİSİ VE ALERJİK HASTALIKLAR

Bağışıklık sistemi bozuklukları nedeniyle alerji oluşur. Alerjik hastalıklardan tedavisi için çeşitli yöntemler bulunmaktadır. Bu durumlardan korunma yollarından biri alerjiye neden olan faktörlerden uzak durmaktır. Ancak bazı durumlarda bu mümkün olmamaktadır.

Böyle durumlarda ilaçlar kullanılmaktadır. İlaçları bırakınca alerjik reaksiyonlar kendini yeniden göstermeye başlayabilir. Köklü bir çözüm için ozon tedavisi kullanılabilir.

SAĞLIKLI YAŞAMAK VE SAĞLIKLI YAŞLANMAK İÇİN OZON TEDAVİSİ

Herhangi bir hastalığınız olmasa bile sağlıklı yaşlanmak için, enerji artışını sağlamak için, eklem kıkırdak dokusunu rejenere etmek ve bağışıklık sistemini dengeye sokmak için ozon tedavisini herkes yaptırabilir. Sağlıklı yaşamak ve yaşlanmak ve ozon tedavisini öneriyoruz.

DOLAŞIM BOZUKLUKLARINDA OZON TEDAVİSİ

Ozon tedavisinin en yaygın kullanım alanlarından biri de dolaşım bozukluklarıdır. Ozon tedavisinin dolaşım bozukluklarını iyileştirici etkisi çok sayıda tıbbi çalışma ile kanıtlanmıştır. Ozon tedavisi, klasik tedaviye ek olarak veya tamamlayıcı olarak kullanılabilir.

OZON TEDAVİSİ YAN ETKİLERİ

Ozon gazı solunduğunda toksiktir. Göz ve hava yollarını tahriş edebilir. Ancak deneyimli bir ekiple yapılan uygulamalarda herhangi bir yan etkisi gözlenmemiştir.

OZON TEDAVİSİNİN ZARARLI OLDUĞU HASTALIK

Ozon, doğru uygulandığında neredeyse hiçbir yan etkisi yoktur.

Ancak;

  • Favizim (GL-6-F dehidrogenaz enzim eksikliğinde)
  • Aşırı troid hormon yüksekliği ile seyreden hipertiroidi
  • Kanama ve pıhtılaşma bozukluğu olanlarda
  • Kronik ve tekrarlayıcı pankreas iltihaplarında
  • Yeni gelişmiş kalp krizi ve beyin kanamalarında

kullanılmaz.

OZON TEDAVİSİ KİMLERE UYGULANIR VE UYGULAMA ŞEKİLLERİ NELERDİR?

  1. Majör Uygulamalar: Yaygın kullanılan bu metotla hastaya ozon terapi uygulanır. Eğitimli sağlık personeli tarafından, özel ekipman ve cihazlar uygulanır. Hastadan 100 cc kan alınarak, içerisine hastalığın teşhisine göre doktorun belirleyeceği dozda ozon eklenir. Ozonlanmış kan sonra tekrar kişiye geri damar yoluyla verilir. Bu uygulama süresi yaklaşık 15 dakika sürer ve ağrısız bir işlemdir. Genellikle haftada 2 veya 3 uygulama ve toplamda 12 uygulama olacak şekilde yapılmaktadır. Kronik hastalığı olanlarda ayda bir kez idame dozu şeklinde uygulama yapılması da önerilmektedir.
  2. Minör Uygulamalar:Hastadan alınan 5cc kan yine belirlenmiş ozon ile karıştırıldıktan sonra tekrar kişiye uygulanır. Fakat bu kez damardan değil kas içine enjekte edilir. Haftada 2 veya 3 kez olmak üzere yine toplam 12 uygulama yapılmaktadır. Majör uygulamayla kombine de yapılabilir. Bağışıklık sisteminin güçlenmesinde ve alerjik hastalıklarda faydalıdır.
  3. Eklem içi Ozon:Ozon eklem içine enjekte edilebilir. Bu yöntem ağrılı enflamatuar hastalığı olan ekleme uygulanır.
  4. Rektal Ozon: Bu yöntem genellikle bağırsak hastalıklarında kullanılır ve vücudun yeniden canlanmasını sağlar. İlk etkisi bağırsak içerisini temizlemektir ve böylece dışarıdan alınan dost bakteriler bağırsak içerisine daha kolay yerleşebilirler. Sonuçta daha sağlıklı bir sindirim sistemine sahip oluruz. İkinci etkisi, Ozon bağırsak iç yüzeyi tarafından emilerek bağırsak kaslarını güçlendirir ve spastik kolon, ülseratif kolit, hemoroid, fissür, fistül gibi rahatsızlıklar da yavaş yavaş düzelebilir.Üçüncü etkisi, bağırsak çevresini saran kan damarları tarafından emildiğinde bu damarların içerisinde bulunan kanı ozonlanır. Ozonlanan kan karaciğere taşınır ve böylece karaciğer ozon gazı ile temizlenip güçlenmektedir. Karaciğer enzimlerinde düzelme, karaciğer yağlanmasında azalma beklenmektedir.
  5. Ozon Torbalama: Ozon gazının kapalı bir sistemde ayaklar, bacaklar veya vücudun diğer bölgelerinde özel plastik torbalar içinde verilmesi işlemine denir. Bu yöntemle ülser, yaralar, uçuk ve enfekte olmuş alanlar tedavi edilebilir.

OZONLU PRP NEDİR VE FAYDALARI NELERDİR?

PRP tek başlarına dokuya verildiğinde içeriğinde bulunan büyüme faktörlerini hemen ortama bırakmazlar. Bunun için bu faktörlerin aktive edilmesi ve uyarılmaları gerekir. Ozon gazı da trombositlerde bulunan büyüme faktörlerini hızlı bir şekilde aktive eder.

Ozonla yapılan PRP uygulamalarının sonuçlarının daha iyi olduğu gösterilmiştir. Deriyi gençleştirici etkisini ve ciltte yarattığı parlaklık efektlerini tedavinin hemen ardından görebilirsiniz.

OZON İLE ANTİ-AGİNG

Ozon tedavisi vücudu hastalıklara karşısında güçlendiren bir tedavi yöntemidir. Son yıllarda yapılan araştırmalar ile ozon tedavisinin insan vücudunun kendini tedavi edici faktörleri aktive ettiği gösterilmiştir.

Ozon tedavisi denilince aklımıza öncelikle major otohemoterapi gelmelidir. Bu uygulamada kana karıştırılan ozon/oksijen karışımı birtakım reaksiyonlar başlatır.

İhtiyacı olan dokulara daha fazla oksijen sağlanır. Bu sayede tüm vücutta hızlı bir yenilenme ve tazelenme başlar. Bu şekilde anti-aging etki ortaya çıkar.

Ozon terapisi cilt yenilenmesi için de kullanılmaktadır. Ozon terapisi cildin doğal fonksiyonlarını yerine getirmesini sağlayarak kendini yenilemesini uyarır ve cildin yaşlanması durdurulabilir.

OZON İLE DİZ AĞRISI TEDAVİSİ

Diz ağrısının birçok nedeni bulunmaktadır. Yıllar içinde oluşan zorlanmalar ve yaşlanma diz ekleminde dejenerasyona neden olur. Aynı zamanda romatizma gibi hastalıklar ve kıkırdak sentezinin azaldığı eklem hastalıkları da dizde sorun çıkarmaktadır.

Diz eklemi içerisine ozon gazının enjekte edilmesi diz kaynaklı ağrı ve hareket kısıtlılığı şikayetlerini hızlı bir şekilde azaltır. Ozonun dizde hiçbir yan etkisi ve zararı yoktur.

Ozon bilindiği gibi aktif oksijendir ve eklem içerisine verilen bu aktif oksijen ağrıyı ve enflamasyonu giderir. Diz artrozlarda yani kireçlenmelerde ozon tedavisi, PRP ile birlikte de kullanılabilir.

OZON İLE KOAH VE ASTIM TEDAVİSİ

Kronik akciğer hastalıkları toplumda en sık karşılaşılan rahatsızlıklardır. KOAH yani kronik obstruktif akciğer hastalığı (kronik bronşit, amfizem) halk dilindeki adıyla “kronik bronşit”, olarak da bilinir. Bu hastalıkta akciğerlerdeki bronşların daralması sonucu soluk alıp verme sırasında hava akımı kısıtlanır.

Hastalarda solunum sıkıntısı, endişe, korku ve kronik yorgunluk görülür. Yeterli oksijen alabilmek için harcanan çaba solunum kaslarını aşırı yorar ve kişiyi halsiz bırakır. Aynı zamanda oluşan solunum sıkıntısı hastanın günlük aktivitesini ve egzersiz kapasitesini düşürür.

Bu hastalarda bağışıklık sistemi ozon tedavisiyle yeniden güçlenir. Kan dolaşımında bağışıklık sistem ajanları artar ve fagosit nötrofiller aktive olur. Ozon tedavisi ile bronşların inflamasyonu azalır ve solunum rahatlar.

Astımın tedavisinde ise iyileştirilmesi gereken temel sorunlar bronşların daralmasının giderilerek hava alışverişinin sağlanması ve alerjik sorunların ortadan kaldırılmasıdır. Ayrıca bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi ve enfeksiyonlardan korunmak gerekir.

Nefes alıp verme zorluğu yaşayan astım hastası kanında oksijen oranı düşer ve karbondioksit yükselir. Ozon bu hastalarda bağışıklık sistemini güçlendirir ve kanın oksijenlenmesi yoluyla tedavi edici olmaktadır. Tedavi sonucunda bu hastaların boğulma hissi, zor nefes alıp verme şikayetlerini düzeltir.

Ozon tedavisiyle kullanılmak zorunda kalınan ilaçların dozunu azaltır.

Ozon Tedavisi İstanbul’da Nerede Uygulanıyor?

Ozon tedavi yönteminin uygulanmasında tecrübeli sağlık personeli ve tıbbi ekipman oldukça önemlidir. Medikal ozon uygulaması kesinlikle eğitimli sağlık personeli tarafından uygulanmalıdır.

Bizler ozon tedavisi İstanbul-Bakırköy’de bulunan kliniğimizde steril ortamlarda uyguluyoruz.

5/5 (5 Reviews)